Cuma, 24 Nisan 2015 13:05

Pencere Kenarı

Yazan 
Öğeyi Oyla
(0 oy)

İleri derecede hasta iki adam aynı hastane odasını paylaşıyorlardı. Hastalardan birinin, ciğerlerindeki sıvının alınabilmesi için her öğleden sonra bir saat oturmasına izin veriliyordu. Bu hastanın yatağı odadaki tek pencerenin yanındaydı. Diğer hasta ise sürekli sırt üstü yatmak zorundaydı. Bu iki hasta gün boyunca konuşur, birbirlerine eşlerini, ailelerini, evlerini, işlerini, askerlik anılarını, tatilde gittikleri yerleri anlatırdı...

Pencere kenarındaki hasta her gün oturmasına izin verildiği saatte pencereden görebildiği her şeyi yanındaki hastaya anlatırdı. Diğer hasta, dışarıdaki renkli ve hareketli dünyanın bir saatliğine içeriye dolduğu zamanlar için yaşar oldu.

Pencere, içinde çok güzel bir göl olan parka bakıyordu. Gölde ördekler ve kuğularla birlikte çocukların model tekneleri de yüzüyordu. Genç aşıklar rengarenk çiçeklerin arasında el ele geziyor, şehrin silueti uzaktan harika görünüyordu.
Pencere kenarındaki hasta gördüğü bu enfes manzarayı en ince detayına kadar anlatırken, manzarayı göremeyen diğeri de yattığı yerde gözlerini kapatıp anlatılan bu manzarayı gözünde canlandırırdı.

Ilık bir öğleden sonra pencere kenarındaki hasta, yandaki arkadaşına geçmekte olan bir şenlik alayını anlattı. Diğer hasta şenlik alayını duyamıyor olmasına rağmen arkadaşının tarifiyle gözünde en ince detayına kadar canlandırdı.

Günler, haftalar, aylar geçti. Bir gün hemşire hastaları yıkamak için odaya girdiğinde uykusunda huzur içinde ölen cam kenarındaki hastanın cansız bedeniyle karşılaştı. Çok üzüldü, hastane görevlilerini cansız bedeni taşımaları için çağırdı. Yan yataktaki hasta uygun zamanın geçmesini bekledikten sonra yatağının değiştirilmesini ve cam kenarına alınmasını rica etti. Hemşire bu dileği memnuniyetle yerine getirdi, yatağı değiştirip hastasının rahat olduğuna kanaat getirince onu odada yalnız bıraktı.
Hasta, acılar içinde bir dirseğine yaslanarak dışarıdaki dünyaya bakmak üzere yatağında yavaşça doğruldu.
Pencere bomboş bir duvara bakıyordu.

Adam hemşireye, pencerenin dışındaki harika şeylerden bahseden oda arkadaşının amacının ne olabileceğini sordu. Hemşirenin cevabı şaşırtıcı oldu. Oda arkadaşı kördü ve duvarı bile görmüyordu.
“Belki de seni cesaretlendirmek istemiştir” dedi hemşire…

Kendi durumunuz ne olursa olsun başkalarını mutlu etmek çok büyük mutluluk getirir.
Paylaşılan dertler bölünerek azalır, paylaşılan mutluluklar ise iki katı artar.
Kendinizi zengin hissetmek istediğinizde, sahip olduğunuz ve paranın satın alamayacağı şeyleri sayın. Bu gün bize bir hediyedir...

Okunma 2345 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 11 May 2015 00:44
Bu kategoriden diğerleri: Dokunduğumuz Hayatlar »
Yukarı