Pazartesi, 08 Haziran 2015 21:39

Sri Bhagavan

Yazan 
Öğeyi Oyla
(4 oy)

Birlik Öğretisi

"Tüm Birlik öğretisini tek bir kelime de toplayabiliriz: Farkındalık. Anlaşılması gereken en önemli şey şu ki zihninizin içindekilerin pek bir önemi yoktur. Bunlar herhangi şeyler olabilir. Şiddet, öfke, nefret, kıskançlık, hayal kırıklığı, korku ve buna benzer tüm düşünceler, hisler ve duygular. Bunlarla ilgilenmiyoruz. Çünkü bunları değiştirmeye çalışmıyoruz zira değiştiremeyiz de. Bunlar insan zihninin ezeli özellikleridir ve tek bir zihin vardır. Bizim bahsettiğimiz tek şey şudur: lütfen olup biten şeyler hakkında yüksek farkındalığa varın. Hepsi bu. Sadece, içeride neler olup bittiğini görün. Onun için bir şeyler yapmaya çabalamayın. Yapabileceğiniz hiçbir şey yok. O, oradadır. Gerçek budur. Bu, içsel bütünlük demektir. Bu, sahici olmaktır. Yapmanız gereken tek şey budur. Birlik Öğretisi işte budur. Bu en temel öğretidir.”


Yaşamak

“Hayattan zevk alabilir ve bu hayata veda edebilirsiniz. Bu, hayat oyunudur. Fakat siz bunu çok ciddiye alıyorsunuz. Her şeyi bir oyun olarak görmelisiniz; her şeyin gelip geçici olduğunu ve hiçbir şey kalıcı olmadığı için her şeyin bir sonunun olduğunu bilmelisiniz. Düzen düzensizliğe devinir, düzensizlik düzene devinir. Zayıf olan kişi güçlenir, güçlü olan kişi güçsüzleşir.. Aşk nefrete, nefret aşka dönüşür. Bu, Evrenin kuralıdır. Bunu durduramazsınız. Kabul etmelisiniz. Kabul ederseniz hayattan keyif almaya, onunla birlikte oynamaya başlarsınız. Yaşamak işte böyle bir şeydir.”


İlişkiler

"Life is Relationships - Hayat ilişkilerdir"
Ben sadece bir ilişkideki “birbiriyle geçinme” konusunu kastetmiyorum. Zaten, “biriyle iyi geçinmek” mi iyi bir ilişki durumu mudur?
Güzel bir ilişki, karşındaki insanın nasıl olması gerektiğine dair oluşturduğun kalıba onu oturtmaya çalışmadan kendisi olabilmesine izin verebilmekle olur. Birbirinize kendiniz gibi olma izni verirsin. İlişkide tamamen kendin olma özgürlüğü varsa keyif ve dostluk işte ancak o zaman oluşur.
Çoğunlukla şöyle hikâyeler duyarız:
“Birbirimizi 8 yıldır tanıyoruz. Birlikte çok mutluyduk ve birbirimize âşıktık, böylece daha bir sene önce evlenmeye karar verdik. Ve o andan beri her şey tepetaklak oldu! Evlenmeden önce aramızda ne büyük bir aşk ve bağlılık vardı. Öyleyse neden evlendik? Şimdi ise tam bir cehennem! Ben onu suçluyorum, o da beni. Hatta birbirimizin anne babasından bile nefret ediyoruz. Her şey tam bir arapsaçı!”
Çok tanıdık bir hikâye. Peki, hata nerede?
Evlilik birçok gizli kavramı ve beklentiyi su yüzüne çıkarır.
Evlendiğiniz dakikada yani karı koca olduğunuzda, daha önceki “arkadaşlık” rolleriniz değişir. Artık yeni bir role girmeniz gerekiyordur: karı-koca rolüne. Ki bunun ne olduğuyla ilgili size ve diğer insanlara ait anlayışları ve beklentileri de yanınıza alarak.
Sürekli olarak bir role girmeye çalışırsınız. Fakat aynı kişiler değilsiniz.
Eğer karı-koca iken ve özellikle de çocuklarınıza karşı ebeveyn rolündeyken arkadaş kalabilseniz bu muhteşem olurdu!
Dostluğun bir sistemi yoktur zira o karşısındaki kişinin gerçekten olduğu gibi olmasına izin verir.
Bir dost haline gelmeye ve o rolü üstlenmeye siz karar veremeyebilirsiniz. Fakat karı, koca, baba, anne gibi diğer rolleri üstlenebilirsiniz... Bu basit bir seçimdir.


İlahi İrade

"Gerçek olan tek şey kalptir. Kalbin söylediği başlı başına doğrudur. O, Kozmik Şuurdan gelen rehberliktir. Kalbini dinlemek Tanrı’yı dinlemek demektir. İnsan, Tanrı’nın söylediklerinin nedenini anlayamaz. Parça, bütünü anlayamaz fakat parça bütüne itaat etmelidir. Bütün, kendini kalp aracılığıyla gerçekleştirir ve siz Tanrı ile bütün olana kadar bir parçasınız. Bugün insanoğlu bütüne itaat etmiyor. Kalbini dinlemiyor. Yalnızca zihnini dinliyor. İşte bu yüzden dünya berbat bir halde. Sadece kalbinizi dinlediğinizde, İlahi iradeyi dinlemiş olacaksınız ve hayatınızda hiç bir sorun kalmayacak. Eğer herkes İlahi İrade ’ye uyarsa dünya üzerinde hiç bir sorun kalmayacak.”


Olanı Kabul Etmek

“Daimi bir rahatlık istiyorsanız, kendinizle uğraşmaktan vazgeçmeyi öğrenmelisiniz, yani “olan her şeyi olduğu haliyle kabul etmelisiniz.” Yaradan sizi yargılamazken siz neden kendinizi yargılayasınız?
Korku, öfke, hırs veya benzer duygularla “karşılaştığınızda” bunlar size bir hikâye anlatıyor olurlar. Hikâye anlatıldığında problem ortadan kalkar. Hikâyenin bitmesini beklemelisiniz."


Sorumluluk

Hayatınızın ve hayatınızda yarattıklarınızın %100 sorumluluğunu üstlenin.
Yaratmak istediklerinizi ancak hayatınızın tüm sorumluluğunu alarak yaratabilirsiniz. Ancak bundan sonra hayat deneyimlerinizi seçmeye muktedir olursunuz. Ancak bu şekilde kendinizi içinde bulunduğunuz koşulların kurbanı olarak görmekten vazgeçebilirsiniz. Hayatınızın ve o hayatın içinde yarattıklarınızın %100 sorumluluğunu aldığınız andan itibaren her şey çok daha iyiye gidecek şekilde değişmeye başlayacaktır. Kendinizi daha merkezde hissedeceksiniz. Yaşamınız daha da zenginleşecek. Sadece bununla da kalmayacak, hayatınızın sorumluluğunu almak, tüm Evrene “İşte Buradayım!” gibi güçlü bir mesajı da göndermiş olacak.

Okunma 3170 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 08 Haziran 2015 21:41
Bu kategoriden diğerleri: « Eckhart Tolle Ortaya Karışık »
Yukarı