Cuma, 24 Nisan 2015 13:14

Altın Kutu

Yazan 
Öğeyi Oyla
(0 oy)

h 06

Genç bir adam hayatta neyin önemli olduğunu yan komşusundan öğrenir. Telefonda annesi ona "Dün gece Bay Belser öldü. Cenazesi Çarşamba günü "dedi. Hatıralar eski bir haber filmi gibi aklından geçerken sessizce oturdu...

"Jack beni duyuyor musun ?"
" Evet duyuyorum üzgünüm anne. Onu çok uzun süredir düşünmüyordum. Üzgünüm, ben O'nun uzun yıllar önce öldüğünü düşünüyordum."
"O seni hiçbir zaman unutmadı. Ne zaman beni görse senin ne yaptığını sorardı. Her zaman senin "çitin kendisi tarafında " bu adı da o vermişti, geçirdiğin günleri anımsardı."
"Ben O'nun yaşadığı eski evi çok severdim."
"Biliyorsun Jack, baban öldükten sonra Bay Belser hayatında bir erkeğin etkisi olsun diye seninle ilgilendi."
"O bana marangozluk yapmayı öğretti. O olmasaydı ben bu işin içinde olmayacaktım. O bana önemli olduğunu düşündüğü şeyleri öğretmek için çok zaman harcadı. Anne, ben cenaze törenine geliyorum."
Ne kadar meşgul olursa olsun Jack sözünu tuttu ve ilk uçakla annesinin evine gitti. Bay Belser'in cenazesine çok az kişi katıldı ve sessiz bir şekilde geçti. Çocuğu yoktu ve pek çok akrabası daha önceden vefat etmişti.
Evine dönmeden önceki gece Jack annesi ile birlikte son kere evi görmeye gitti.
Jack bir an için evin kapısında durdu .Bir an için sanki başka bir boyuta atlamış uzayda ve zamanda geziniyormuş gibi oldu. Ev hatırladığı gibiydi,her yeri, her mobilya ve her foroğraf hatıralarla yüklüydü. Jack birdenbire durdu.

"Ne oldu?" diye sordu annesi.
"Kutu gitmiş" dedi Jack.
"Hangi kutu?" dedi annesi.
"Küçük altın bir kutusu vardı masasındaki kilitli çekmecede duruyordu. Ben O'na binlerce kere içinde ne olduğunu sormuştum. O'nun bana verdiği tek cevap ise hayatta en çok değer verdiğim şey olmuştu." Artık yoktu. Evde herşey o kutu dışında aynen Jack'in hatırladığı gibiydi. Belser ailesinden birinin kutuyu aldığını düşündü. "Şimdi ben onun için en değerli şeyin ne olduğunu öğrenemeyeceğim. Uyusam iyi olur anne yarın sabah erkenden uçuşum var."

Bay Belser'in vefatının üzerinden iki hafta geçmişti. İşten eve dönen Jack posta kutusunda bir not fark etti.  "Paketiniz var, paketinizi almak için lütfen üç iş günü içinde merkez şubemize uğrayınız." yazıyordu. Ertesi gün Jack erkenden paketi almak için postaneye gitti. Küçük kutu sanki yüzyıllar önce postalanmış gibi eskiydi. Üzerindeki el yazısını okumak zordu fakat iade adresi Jack'in dikkatini çekti ."Bay Harold Belser " yazıyordu.
Jack kutuyu arabasına götürdü ve paketin üzerindeki ipleri açtı. İçinde küçük altın kutu ve bir zarf vardı.Zarfın içindeki notu okurken Jack'in elleri titredi.

"Benim vefatımdan sonra bu kutuyu ve içindekileri Jack Bennet'e ulaştırın. Bu hayatımda en çok değer verdiğim şey."

Küçük bir anahtar mektuba bantlanmıştı. Gözleri yaşla dolan Jack dikkatlice kutuyu açtı. İçinden çok güzel, altın kaplamalı, eski bir cep saati çıktı. Parmaklarını yavaşça üzerinde gezdirip, kapağını açtı. İçine bu sözler kazınmıştı.

"Bana zaman ayırdığın için teşekkürler. Harold Belser"

"En değer verdiği şey bana ayırdığı zamandı."

Saati bir kaç dakika daha elinde tuttuktan sonra ofisini arayıp önündeki iki gün bütün randevularının iptal edilmesini istedi. Sekreteri Janet "Neden" diye sorduğunda Jack, " Oğlumla biraz zaman geçirmek istiyorum. Bu arada bana zaman ayırdığın için teşekkürler Janet" diye cevap verdi.

Okunma 3190 defa Son Düzenlenme Pazartesi, 11 May 2015 00:45
Bu kategoriden diğerleri: « Kaybetme Korkusu İyi Ve Kötü »
Yukarı